|
Neden Afyonkarahisar?
Neden Gazlıgöl?
GAZLIGÖL
KAPLICASI
Tarihçesi:
Efsaneye
göre, Kral Midas her şeye sahip olmasına rağmen hiç
çocuğu olmayan bir Kralmış. Kral bu duruma çok
üzüldüğünden, gece gündüz Allah'a yakarıp yalvarırmış bir
çocuğu olması için. Nihayet Kral Midas'ın dünyalar güzeli
bir kızı olmuş. Kral'ın kızı Suna; genç kızlığa adım
attığı yıllarda illet bir hastalığa yakalanmış. Bu güzel
kızın vücudunda çıbanlar çıkmış. Bu sulu çıbanları hiçbir
hekim iyileştirememiş. Ağrısına ve sızısına ve bir türlü
iyileşmeyen bu yaraların üzüntüsüne dayanamayan güzel kız
Suna; yollara düşmüş. Dağ tepe demeden gezip dolaşır
olmuş. Kral Midas, kızını kollamaları için peşinden gözcü
yollamış. Kralın toprakları içindeki Afyon yakınlarına
kadar gelmiş güzel kız. Tam yaz aylarında olduğu için
Suna çok susamış. Biraz su içebilmek için su aramış. Şu
an Gazlıgöl kaplıcasının bulunduğu yerlerde yeşilliklerle
çevrili bir su görmüş. Susuzluktan kavrulan kızcağız,
çevresindeki bataklığa aldırmadan koşmuş suya. Eğilerek o
sudan kana kana içmiş. Bir de bakmış, suyun değdiği
yerlerde bir tatlı gıcıklanma, bir sancı kesilme ve bir
huzur oluşmuş. Güzel kız atmış kendini suyun içine.
Ağrıları yavaşlamış. Sudan çıkıp günlerdir uykusuz ve
yorgun olduğundan uzanıvermiş oraya ve derin bir uykuya
dalmış. Suna, uyandığında ağrılarının kalmadığını,
çıbanların kurumaya başladığını görmüş. O suyun yanında
bir hafta kalmış. Bir hafta sonra çıbanları, yaraları
tamamen geçmiş. Suların içinde eski güzelliğine
kavuştuğunu gören güzel Suna , sevincinden deliye dönmüş.
İleriden onu gözleyen gözcüler, kızın iyileştiğini
anlayınca yanına gelmişler. Suna başına gelenleri bir bir
anlatmış. Sonra saraya dönmüşler. Kızını merak edip gece
gündüz yas tutan Kral Midas, kızının bu iyileşmiş halini
görünce çok sevinmiş. Kızına "Seni hangi hekim
iyileştirdi, söyle hekimbaşı yapayım?" demiş. Sunada "
Beni hekim değil, yeraltından gelen sıcak su iyileştirdi,
baba" diye cevap vermiş. Bunun üzerine Kral, "Tez oraya
bir hamam yapılsın, gelen geçen dertliye derman dağıtır."
diye ferman vermiş. Bu kaplıcanın Frigyalılar zamanından
beri kullanıldığı sanılmaktadır.

Özellikleri:
Kimyasal
sınıflandırılmasının; bikarbonat, sodyum, karbondioksit
ve hidrojen sülfürlü olarak yapıldığı Gazlıgöl kaplıcası
suyunun içinde klorür, iyodür, bromür, florür, sülfat,
nitrat, nitrit, hidrofosfat, karbonat, bikarbonat,
hidroarsenat gibi iyonların yanı sıra, serbest
karbondioksit ve serbest kükürtlü hidrojen gazları
bulunmaktadır. Ayrıca kaplıcanın temperatürü 64 C,
radyoaktiviTlferi Rn 0,2 ile 0,29 eman arasında
değişmekte olup, pH değerleri ise 6,9'dur.
Şifa
Özellikleri:
Gazlıgöl
kaplıcasından, içme ve banyo tedavileri için
faydalanılmaktadır. Suyun bulunduğu kapalı ortamlarda
meydana gelen nemli ve buharlı havanın solunumu da tedavi
edici bir etki göstermektedir. Genel olarak romatizmal
hastalıklar ve dolaşım sistemi sendromları
rahatsızlıkları adı altında; karaciğer, safra kesesi,
mide ve bağırsakların spastik ağrılı sendromları,
nevralji, nevrit, artroz, saboreik deri hastalıkları ve
kadın hastalıkları tedavisinde faydalı olduğu
gözlenmiştir. İçme tedavisi kürler şeklinde yapılır.
Yapısında bulunan karbondioksitin periferik dolaşımı
genişletici ve kan dolaşımını düzenleyici etkisi
bulunduğundan içilmesi tavsiye edilmektedir. Solunum
yoluyla kalbin çalışma kapasitesine, ritmine, atım
hacmine etkileri, koroner damarları genişletici ve
arteriel tansiyon düşürücü tesirleri olduğu gibi solunum
yollarını rahatlatıcı etkileri de bulunmaktadır. Ayrıca,
metabolizma hastalıklarında da bir taraftan sıcağın
etkisi ile, özellikle buğu banyolarında terleme ve yıkım
faaliyeti hızlandırılırken, diğer taraftan içmece
kürleriyle metabolik faaliyet zincirinde önemli rolü olan
organların çalışmasını düzenlenmektedir. Gazlıgöl
kaplıcasında vücudun ihtiyaç duyduğu kombine bir tedavi
ve dinlenme imkânı rahat bir şekilde sağlanabilmektedir.
|